<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>özel eğitim merkezi &#8211; Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</title>
	<atom:link href="https://www.guleryuzegitim.com/tag/ozel-egitim-merkezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.guleryuzegitim.com</link>
	<description>özel eğitim merkezi ,Elazığ özel rehabilitasyon merkezi,</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Apr 2018 09:09:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.7.12</generator>

<image>
	<url>https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/cropped-2-32x32.png</url>
	<title>özel eğitim merkezi &#8211; Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</title>
	<link>https://www.guleryuzegitim.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÜCRETSİZ SERVİSİ HİZMETİ</title>
		<link>https://www.guleryuzegitim.com/ucretsiz-yemek-servisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 11:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[HİZMETLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[ÜCRETSİZ SERVİSİ HİZMETİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guleryuzegitim.com/?p=2351</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÜCRETSİZ SERVİSİ HİZMETİ Kurumumuz öğrencilerini Ücretsiz servislerimiz ile adreslerinden alarak eğitimleri bitiğinde yine adreslerine teslim etmektedir <a class="more-link" href="https://www.guleryuzegitim.com/ucretsiz-yemek-servisi/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/ucretsiz-yemek-servisi/">ÜCRETSİZ SERVİSİ HİZMETİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÜCRETSİZ SERVİSİ HİZMETİ</p>
<p><img loading="lazy" class="alignnone wp-image-2352" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/GÜLERYÜZEĞİTİM.jpg" alt="ÜCRETSİZ SERVİSİ HİZMETİ" width="479" height="183" /></p>
<p>Kurumumuz öğrencilerini Ücretsiz servislerimiz ile adreslerinden alarak eğitimleri bitiğinde yine adreslerine teslim etmektedir</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/ucretsiz-yemek-servisi/">ÜCRETSİZ SERVİSİ HİZMETİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Down sendromu nedir</title>
		<link>https://www.guleryuzegitim.com/down-sendromu-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 11:33:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİMLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Down sendromu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ Down sendrom merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guleryuzegitim.com/?p=2347</guid>

					<description><![CDATA[<p>Down sendromu nedir Down sendromu nedir, sebepleri nelerdir? Down sendromuna sebep olduğu bilinen tek etmen hamilelik yaşıdır.30 yaş altındaki hamileliklerde [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.guleryuzegitim.com/down-sendromu-nedir/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/down-sendromu-nedir/">Down sendromu nedir</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Down sendromu nedir</h1>
<p>Down sendromu nedir, sebepleri nelerdir? Down sendromuna sebep olduğu bilinen tek etmen hamilelik yaşıdır.30 yaş altındaki hamileliklerde 1000’de birden daha az bir ihtimalle Down sendromu yaşanır. 44 yaşın üstündeki hamileliklerde ise bu oran 35 gebelikte 1’dir.</p>
<p>Down sendromu kormozomal bir hastalıktır ve hücre bölünmesi sırasında yaşanan bir yanlışlık sonucu 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom oluşması sonucu görülür. Bu durum hem bilişsel hem de fiziksel gelişimi olumsuz yönde etkiler. Yapılan tetkikler sayesinde  bebeğin doğumundan önce tespit edilebilmektedir.<a href="https://guleryuzegitim.com"><img loading="lazy" class="alignright wp-image-2348" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/pyZf4Ng8C7CXvLmy31pXwKKK.jpeg" alt="Down sendromu nedir" width="368" height="366" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/pyZf4Ng8C7CXvLmy31pXwKKK.jpeg 704w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/pyZf4Ng8C7CXvLmy31pXwKKK-150x150.jpeg 150w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/pyZf4Ng8C7CXvLmy31pXwKKK-300x298.jpeg 300w" sizes="(max-width: 368px) 100vw, 368px" /></a></p>
<p>Down sendromuna sebep olduğu bilinen tek etmen hamilelik yaşıdır.30 yaş altındaki hamileliklerde 1000’de birden daha az bir ihtimalle Down sendromu yaşanır. 44 yaşın üstündeki hamileliklerde ise bu oran 35 gebelikte 1’dir. Ancak genç kadınlar daha fazla bebek sahibi olduğu için Down sendromlu çocukların %75-80’lik kısmı genç annelerin bebekleridir.</p>
<p><strong>Down Sendromuna ne sebep olur?</strong></p>
<p>Down sendromu 21. kromozom çiftinin bir kısmında ya da tamamında ekstra bir kromozom kopyasının meydana gelmesiyle oluşur. Vücudumuzdaki her hücrede genler vardır ve bu genler hücrede gruplanmış durumdadır. Normalde her hücrede 46 kromozom bulunur. Bu kromozomların 23’ü anneden, 23’ü babadan gelir.<br />
Down sendromunun en bilinen çeşidi Trizomi 21’dir ve bu durumda her hücrede 46 yerine 47 kromozom bulunur. Bu durumun sebebi, döllenme öncesinde veya sırasındaki hücre bölünmesinde ortaya çıkan sperm veya yumurta hücresinde ekstra bir kopya kromozomdur. Down sendromunun %95’i Trizomi 21’dir. Trizomi 21’in % 88’i de yumurta hücresindeki bölünme bozukluğundan kaynaklanır.</p>
<p><strong>Down Sendromu türleri</strong></p>
<p>Down sendromu vakalarının %’5’lik kalanı ise mozayikizm ve translokasyon ismi verilen durumlar sonucu oluşur. Mozaik Down sendromu vücuttaki bazı hücrelerin normal, bazılarının ise Trizomi 21’e sahip olması sonucu oluşur. Robertsonian translokasyon ise 21. kromozomun hücre bölünmesi sırasında kopması ve genellikle 14. olmak üzere başka bir kromozoma yapışması sonucu görülür. 21. kromozomun bu ekstra parçası Down sendromu özelliklerini gösterir. Translokasyona sahip bir kişi fiziksel olarak olsa da çocuklarında ekstra bir 21. kromozom görülme riski yüksektir.</p>
<p><strong>Down sendromunun karakteristik özellikleri nelerdir?</strong></p>
<p>Down sendromlu çocuklar genelde boy ve kilo açısından daha yavaş büyürler, daha yavaş öğrenirler, problem çözmede ve karar vermede diğer çocuklardan daha çok zorlanırlar. Zeka seviyeleri normalden düşük olarak kalır. Ancak iyi ve erken başlanan eğitimle zeka seviyelerinde anlamlı yükselmeye rastlanır. Down Sendromlu çocuklar iyi bir eğitimle normal birey şeklinde hayatlarını sürdürebilirler. İmkan tanındığında meslek edinebilirler. Kendi yaşamlarını idame ettirebilecek seviyeye ulaşabilirler. Fizik tedavi, özel eğitim ve dil terapisine ihtiyaç duyulur. Bunlar için planlı ve programlı bir şekilde profesyonel yardım almak gerekir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/down-sendromu-nedir/">Down sendromu nedir</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelli çocuklarda saldırganlık</title>
		<link>https://www.guleryuzegitim.com/engelli-cocuklarda-saldirganlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 10:36:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİMLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli çocuklarda saldırganlık]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guleryuzegitim.com/?p=2338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelli çocuklarda saldırganlık Engelli çocuklarda saldırganlık   Saldırganlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Çocuğun güvenlik,mutluluk ya da başka bir [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.guleryuzegitim.com/engelli-cocuklarda-saldirganlik/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/engelli-cocuklarda-saldirganlik/">Engelli çocuklarda saldırganlık</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Engelli çocuklarda saldırganlık</h2>
<p>Engelli çocuklarda saldırganlık   <strong>Saldırganlık</strong> küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Çocuğun güvenlik,mutluluk ya da başka bir gereksiniminin Şekil değiştirerek başka bir biçimde ortaya çıkmasıdır.Saldırganlığı kişisel bir yaralanmanın bir başka Şekilde sonuçlanması olarak tanımlayabiliriz.Bu yaralanma sonucunda çocuğun akranlarına vurması, ısırması, eşyaları fırlatması,tekmelemesi, tükürmesi ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler Şeklinde sözel saldırılarda  bulunmasıdır.<img loading="lazy" class="alignright wp-image-2339" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/si-quieres-hacerme-cyberbullying-lo-puedes-hacer-a-trav233s-de-935051.jpg" alt="Engelli çocuklarda saldırganlık " width="310" height="310" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/si-quieres-hacerme-cyberbullying-lo-puedes-hacer-a-trav233s-de-935051.jpg 520w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/si-quieres-hacerme-cyberbullying-lo-puedes-hacer-a-trav233s-de-935051-150x150.jpg 150w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/si-quieres-hacerme-cyberbullying-lo-puedes-hacer-a-trav233s-de-935051-300x300.jpg 300w" sizes="(max-width: 310px) 100vw, 310px" /></p>
<p>Engelli çocuklarda saldırganlık   Sürekli ve aşırı biçimde saldırgan olan çocuk sinirli, anlaşılmaz,   eyleme hazır ve aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüş melidir. Hemen parlar ve kavgaya hazırdır. Durmadan kuralları çiğner ve ceza görür. Bu çocuklar cezadan etkilenmez ya da  kısa süreli etkilenmiş gibi görünürler. Olağan anlaşmazlıkları bile bilek gücüyle çözmeye çalışırlar.Tepkileri ölçüsüz ve durumla orantısızdır. Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarmaya çalışır. Bu çocuklar evde okulda sürekli sorun yaratırlar ve yetişkinlerle sürekli çatışma içindedirler. Genellikle erkek çocuklar daha saldırgandırlar.</p>
<p><strong>SALDIRGANLIĞIN NEDENLERI</strong></p>
<p><strong>1-</strong>Saldırgan davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi. Geleneksel kültürün erkek çocuğun saldırganlığını onaylaması(Ör: parkta iki çocuk birbirini döver. Biri daha çok dayak yerse, annesinin çocuğunun kendisini savunamadığı düşüncesiyle üzülmesi) Engelli çocuklarda saldırganlık</p>
<p><strong>2-</strong>Çocuğun yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi</p>
<p><strong>3-</strong>Babanın uzun süreli yokluğunda, annenin sürekli çocuğun etrafında olmasıyla ortaya çıkan feministik ortam</p>
<p><strong>4-</strong>TV. Ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi(Kurtlar Vadisi örneği ver.)</p>
<p><strong>5-</strong>Ana-baba tutumlarının olumsuzluğu, çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması</p>
<p><strong>6-</strong>Çocuğun ana-babasından dayak yemesi</p>
<p><strong>7-</strong>Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar</p>
<p><strong>SALDIRGAN DAVRANIŞLARI NASIL ÖNLEYEBILIRIZ?</strong></p>
<p><strong>1-</strong>Her şeyden önce ana-baba çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır.(Evde dayak yiyen bir çocuk varsa kardeşini dövüyor. Kardeşi yoksa okulda en ufak bir sorunda arkadaşına vuruyor. Ya da hayvanlara eziyet ediyor.)Çünkü dayak herkes için olumsuz duygular yaratır.</p>
<p><strong>2-</strong>Çok fazla saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir.Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemelidir.Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>3-</strong>Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır.Ana-babanın ilgisi sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan, asi, sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır.(Böyle davrandığın için üzüldüm) Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman, onun hemen kesilmesini sağlayabilir ancak,çocukta düşmanca duygular geliştirir.</p>
<p><strong>4-</strong>Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır.</p>
<p><strong>5-</strong>Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir çok Şeyleri başlatıp, bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu yaşamalıdır.</p>
<p><strong>6-</strong>Çocuğa bu davranışın dezavantajları gösterilmelidir.Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini, istediği Şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır.</p>
<p><strong>7-</strong>Olumlu davranışı pekiştirme: Ana-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışını görüp, olumsuz davranışı görmemezlikten gelmelidir.Çocuk bu davranışı yapmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir. Ör:10dk. Kavga etmeden ve bağırmadan oynadığında bu sözel olarak ödüllendirme.</p>
<p><strong>8-</strong>Çocuğun dışarıda oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma imkanı sağlar.</p>
<p><strong>9-</strong>Saldırgan davranış diğer çocukların güvenliğini ciddi bir Şekilde tehdit etmedikçe bu davranışın üstünde durmamak gerekir.</p>
<p><strong>10-</strong>Kendi kendine konuşma:Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve onun bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşanıyorsa;çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilebilir.Ör:10´na kadar say ve ona vurma gibi.</p>
<p><strong>11-</strong>Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir.TV.deki Şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir.Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, ana-baba çocukla birlikte seyrederek Şiddetin sonuçlarını tartışabilirler.Ayrıca bu Şiddet filmlerinin gerçek yaşamın modeli değil, kurmaca olduğu çocuğa anlatılabilir.</p>
<p><strong>12-</strong>Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler,resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol,basketbol gibi sporlar kabul gören çıkış yollarıdır.</p>
<p><strong>13-</strong>Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir.</p>
<p><strong>14-</strong>Bu çocukların özellikle baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>15-</strong>Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır.Ör:Böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum gibi.kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranış anında dile getirmelidir</p>
<p><strong>       OTİZMLİ ÇOCUKLARDA ÖFKE NÖBETLERİ VE SALDIRGANLIK/ NE YAPILMALI?</strong><br />
Otizmli çocukların öfke nöbetleri ve saldırgan davranışları, genellikle istedikleri bir şey yapılmadığında, kafalarındaki düzen bozulduğunda, kendilerini baskı altında hissettiklerinde, bazen de nedenini yetişkinlerin bilemediği ya da anlamadığı zamanlarda ortaya çıkabilmektedir. Öfke nöbetleri ve saldırganlığın, otizmli çocukların çevrelerinde olu…p biteni anlayamamalrından dolayı yaşadıkları gerilimin bir sonucu olduğuna da inanılmaktadır. Böylesi bir gerilimin çocukların ilişkilerini bozması, çevresindekileri çaresiz bırakması hatta korkutması da kaçınılmazdır..Ayrıca bu davranışlar otizmli çocuğun öğrenme yaşantılarını da olumsuz etkileyecektir.<br />
<a href="https://guleryuzegitim.com"><img loading="lazy" class="alignnone wp-image-2340 size-full" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/3741e5c_o.jpg" alt="Engelli çocuklarda saldırganlık " width="675" height="506" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/3741e5c_o.jpg 675w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/3741e5c_o-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 675px) 100vw, 675px" /></a><br />
<strong>NE YAPMALI ?</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Öfke nöbetine sebep olan etmenler varsa bulunmalı ve mümkün ise ortadan kaldırılmalıdır.</p>
<p><strong>2. </strong>Çocuğun davranışları karşısındakileri asla korkutmamalıdır.</p>
<p><strong>3.</strong> Çocuğun bunu başkalarına zarar vermek için yapmadığı, bunun kendini ifade etme biçimlerinden biri olduğu düşünülmelidir.</p>
<p><strong>4.</strong> Çocuğa kendini ifade edecek doğru kanallar öğretilmelidir.(Konuşamayan bir çocuğa, istek ve ihtiyaçlarının resimlerinin olduğu bir defter hazırlanması gibi)</p>
<p><strong>5.</strong> Öfke nöbeti bitince, 2-3 saniye sessiz kaldıktan sonra çocuğun bu davranışı dikkate alınmalı ve övülmelidir.( Aferin, şimdi sakin oturuyorsun Yani çocuk öfke nöbeti yaşadığı için cezalandırılmamalı, öfke nöbetibitince sakinleştiği için ödüllendirilmelidir.<br />
<strong>ÖFKE NÖBETİ SIRASINDA ÇOCUK KENDİNE VE ÇEVRESİNE ZARAR VERİYOR İSE:<br />
</strong><br />
<strong>1.</strong> Mümkünse çocuk yalıtılmış bir ortama alınmalıdır.( Etrafta sivri, kesici bir şeylerin olmadığı)</p>
<p><strong>2.</strong> Çocuk yetişkin tarafından kucağa alınmalıdır.Sırtı yetişkinin göğsüne gelecek, kafası yetişkinin çenesine 10 cm. altında kalacak – eğer çocuk kafa atarsa, yetişkinin çenesine ve kafasına zarar vermesin- şekilde bacakları yetişkinin bacaklarının arasında kalacak şekilde, sımsıkı tutulmalı, sıkıca sarmak yoluyla kontrol edilmelidir. Öfke nöbeti ve saldırganlık geçinceye dek, çocuğun enerjisi bitip sakinleşinceye kadar tutmaya devam edilmelidir.Bu arada unutulmaması gereken , yetişkinin çocuğa sözel müdahalede bulunmayıp sakin tutumunu sürdürmesidir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/engelli-cocuklarda-saldirganlik/">Engelli çocuklarda saldırganlık</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizm nedir?</title>
		<link>https://www.guleryuzegitim.com/otizm-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 10:30:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİMLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[elazığda otizim tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guleryuzegitim.com/?p=2334</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm nedir? Otizm belirtileri nelerdir? Otizm nedir? Otizm diğerleriyle iletişim kurmayı zorlaştıran ve engelleyen bir beyin bozukluğudur. Otizm nedir? Otizmde [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.guleryuzegitim.com/otizm-nedir/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/otizm-nedir/">Otizm nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Otizm nedir? Otizm belirtileri nelerdir?</strong></h2>
<p>Otizm nedir? Otizm diğerleriyle iletişim kurmayı zorlaştıran ve engelleyen bir beyin bozukluğudur.</p>
<p>Otizm nedir? Otizmde beynin farklı bölgeleri bir arada çalışamaz. Otizmlilerin çoğu diğerleriyle iletişim kurmakta her zaman zorlanacaktır. Fakat erken tedavi teşhis gittikçe daha fazla kişiye tam potansiyellerini kullanmada yardım etmiştir. Otizmin nedeni tam olarak bilinmese de, bazı bilim adamları genetik olduğunu düşünmektedir. Halen hangi genin buna neden olabileceği araştırılmaktadır. Diğer araştırmalar, otizmi tetikleyenin belirli ilaçlar veya çocuğun çevresindeki şeyler olup olmadığı üzerine yoğunlaşmıştır. Bazıları da kızamık-kabakulak-kızamıkçık gibi çocukluk aşılarının buna yol açtığına inanır. Fakat araştırmalar bunun gerçek olmadığını göstermiştir. Bu aşılar çocuğunuza zarar verebilecek hatta ölüme sebep verebilecek hastalıklardan koruduğu için, bu aşıların yapılması önemlidir.<a href="https://guleryuzegitim.com"><img loading="lazy" class="alignnone wp-image-2336 size-full" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/otzimnedir-1.jpg" alt="Otizm nedir? " width="650" height="319" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/otzimnedir-1.jpg 650w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/otzimnedir-1-300x147.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></p>
<p><strong>Otizmde Ana Belirtiler</strong></p>
<p>Belirtilerin şiddeti farklılık gösterse de otistiklerde şu alanlarda belirgin belirtiler gözlenir:</p>
<p><strong>Sosyal etkileşim ve ilişkiler.</strong> Belirtiler:</p>
<ul>
<li>Göz göze gelme, yüz ifadesi ve beden dili gibi sözsüz iletişim becerisinin gelişiminde belirgin problemler</li>
<li>Yaşıtlarıyla arkadaşlık kuramama</li>
<li>Diğerleriyle eğlence, ilgi veya başarıyı paylaşmaya karşı ilgisizlik</li>
<li>Empati eksikliği. Otistikler, diğerlerinin acı ve üzüntü gibi duygularını anlamada zorluk çekebilirler.</li>
</ul>
<p><strong>Sözlü ve sözsüz iletişim. </strong>Belirtiler:</p>
<ul>
<li>Konuşmayı öğrenememe veya konuşmada gecikme. Otistiklerin %40’ı asla konuşmaz</li>
<li>Sohbet etmeye başlamada zorlanma. Ayrıca otistikler başlamış bir konuşmayı sürdürmede zorlanırlar.</li>
<li>Kalıplaşmış veya sürekli tekrarlanan konuşma. Otistikler daha önceden duydukları belli bir cümleyi sürekli tekrar ederler (ekolali).</li>
<li>Dinleyicilerinin bakış açısını anlamada zorlanma. Örneğin bir otistik karşısındakinin espri yaptığını anlamayabilir. Kelimelerin teker teker karşılıklarını algılar ve ima edileni anlayamaz.</li>
</ul>
<p><strong>Aktivitelere veya oyunlara karşı sınırlı ilgi. </strong>Belirtiler:</p>
<p>–      Parçalara alışılmışın dışında odaklanma. Otistik çocuklar, arabayla oynamaktan çok arabanın tekerleğiyle oynamak gibi daha çok oyuncağın bir bölümüne odaklanırlar. –     Belirli konularla meşgul olma. Örneğin, daha büyük çocuklar ve yetişkinler video oyunlarına, kartlarına veya araba plakalarına hayran olabilirler. –   Aynı şeyler ve rutin ihtiyacı. Örneğin, otistik bir çocuk salatadan önce hep ekmek yemek veya okula hep aynı yoldan gitmek ister. –  Kalıplaşmış (stereotip) davranışlar. Örneğin, sallanma veya el çırpma</p>
<p><strong>ÇOCUKLUKTA OTİZM BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Otizm nedir?  Otizm belirtileri çoğunlukla ebeveyn veya çocuğun bakıcısı tarafından ilk 3 yılda anlaşılır. Her ne kadar otizm doğuştan olsa da, bebeklikte belirtileri anlamak veya teşhis koymak zordur. Ebeveynler çoğunlukla bebekleri kucağa alınmaktan hoşlanmadığında, ce-e gibi oyunlarla ilgilenmediğinde veya konuşmaya başlamadığında endişelenirler. Bazen çocuk yaşıtlarıyla aynı zamanda konuşmaya başlar ve sonra konuşma becerisini yitirir. Ayrıca çocuğun işitme problemi olduğundan da şüphelenilebilir. Otistik bir çocuk çoğunlukla işitmez görünür, fakat bazı zamanlar tren düdüğü gibi uzaktan gelen bir ses ilgilerini çeker. Erken teşhis edilen ve yoğun tedavi gören bir otistik, başkalarıyla ilgilenebilir, iletişim kurabilir ve büyüdükçe kendine bakabilir. Yaygın olarak düşünülenin aksine, çok az otistik sosyal olarak tamamen izoledir ve kendi dünyasında yaşar.</p>
<p><strong>GENÇLİKTEKİ OTİZM BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Gençlikte davranış modeli çoğunlukla değişir. Gençlerin çoğu yeni beceriler edinir, fakat diğerleriyle ilişki kurma ve onları anlamada hala geridedirler. Buluğ çağı ve artan cinsellik otistik gençlerde diğerlerine nazaran daha zor olabilir. Genç otistikler depresyon, anksiyete ve epilepsiyle ilgili problemler açısından büyük risk altındadırlar.</p>
<p><strong>YETİŞKİNLİKTE OTİZM BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Bazı otistik yetişkinler çalışabilir ve kendi başlarına yaşayabilir, bu durum zeka ve iletişim becerisinin derecesine bağlıdır. En azından %33’ü kısmen bağımsızdır. Bazı yetişkin otistikler, özellikle zeka düzeyi düşük ve konuşamayanlar, çok fazla yardıma ihtiyaç duyar. Yelpazenin öbür ucundaki çok daha iyi durumdaki otistikler mesleklerinde başarılı olabilir ve tek başlarına yaşayabilirler, fakat yine de diğerleriyle ilişki kurmada zorlanırlar. Bunların zeka düzeyi ortalama veya ortalamanın üzerindedir.</p>
<p><strong>DİĞER OTİZM BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Otizm nedir?  Otistiklerin çoğunun gösterdiği belirtiler dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun belirtilerine benzer. Fakat bu belirtilerin çoğu, özellikle sosyal ilişkilerde, çok daha yoğundur. Otistiklerin yaklaşık %10’u bazı becerilere aşırı hakimdir. Örneğin listeleri akılda tutma, takvim günlerini hesaplama, resim yapma veya müzik yeteneği gibi. Otistiklerin çoğu alışılmışın dışında duyusal algılamaya sahiptir. Örneğin, hafif bir dokunuşu acı verici nitelerken, kuvvetli bir baskıyı rahatlatıcı bulabilir. Bazıları ise acıyı hiç hissetmez. Otistiklerin bazı çok sevdikleri veya hiç sevmedikleri yemekler vardır ve alışılmışın dışında tatları karıştırmaktan hoşlanabilirler. Otistiklerin %40 ila %70’inde uyku problemi vardır.</p>
<p><strong>DİĞER DURUMLAR</strong></p>
<p>Otizm, otistik spektrum hastalıkları da denilen yaygın gelişimsel bozuklukların birçok türünden biridir. Otizmin Asperger sendromu gibi diğer yaygın gelişimsel bozukluklarla karıştırılması mümkündür. Diğer bozuklukların da otizme benzer belirtileri olabilir.</p>
<p><strong>OTİZM TEDAVİSİ</strong></p>
<p>Erken teşhis ve tedavi otistik çocukların tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olur. Tedavinin birincil hedefi çocuğun yükümlülüklerini yerine getirebilmesini sağlayan becerilerini geliştirmektir. Otizm belirtileri ve davranışları farklı kombinasyonlarda olabilir ve yoğunlukları değişebilir. Ayrıca bireysel belirtiler ve davranışlar zamanla değişiklik de gösterebilir. Bu nedenlerden dolayı tedavi stratejileri bireysel ihtiyaçlar ve aile kaynaklarına göre düzenlenir. Otistik çocuklar genellikle çok iyi yapılandırılmış ve kendilerine özel tedavilere iyi reaksiyon verirler. En başarılı program ebeveynlere yardımcı olan ve çocuğun yaşamına iletişimsel, sosyal, davranışsal, uyum sağlayıcı ve eğitici yönler katandır. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) çocuğun fonksiyonlarının gelişmesi ve potansiyeline ulaşması için şu stratejileri önerir: <strong>Davranışsal eğitim ve yönetim. </strong>Davranışsal eğitim ve yönetim, davranış ve iletişimi geliştirmek için pozitif destek, kendine yardım ve sosyal beceri eğitimini kullanır. Uygulamalı Davranışsal Analiz, Otistik ve İlgili İletişim Engelli Çocukların Tedavi ve Eğitimi ve duyusal entegrasyon gibi çeşitli tedavi türleri geliştirilmiştir. <strong>Özel terapiler.</strong> Bunlar konuşma, meşgale ve fiziksel terapilerdir. Bu terapiler otizmi yönetmede önemli unsurlardır ve hepsi çocuğun tedavisinin aşamalarına dahil edilmelidir. Konuşma terapisi otistik çocuğun daha iyi iletişim kurabilmesi için dil ve sosyal becerilerini geliştirmeye yardımcı olabilir. Meşgale ve fiziksel terapi koordinasyon ve motor becerilerdeki eksiklikleri geliştirmeye yardımcı olabilir. Meşgale terapisi, otistik çocukların duyulardan (görme, duyma, dokunma, koklama) gelen bilgiyi daha yönetilebilir yollarla işlemelerine de yardımcı olur.</p>
<ul>
<li><strong>İlaçlar.</strong> Depresyon, anksiyete, hiperaktivite ve obsesif-kompülsif gibi otistiklerin problemli davranışlarını tedavi etmede ilaç kullanılabilir.</li>
<li><strong>Toplum desteği ve ebeveyn eğitimi.</strong> Destek ve eğitim için doktorunuzla konuşabilir veya TOHUM vakfı gibi yasal bir gruba başvurabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Otizm nedir?  Otistiklerin çoğu uyku problemi yaşar. Genellikle aynı saatte yatmak ve kalkmak gibi bir rutin belirlenerek tedavi edilir. Doktorunuz son çare olarak ilaç tedavisini deneyebilir. Sekretin ve işitsel bütünleşme terapisi gibi alternatif tedaviler hakkında hikayelere medyada ve diğer iletişim kaynaklarında sıkça rastlanır. Herhangi bir tedavi aradığınızda, her zaman bilginin kaynağını bulun ve bilimsel olarak uygun olup olmadığına bakın. Bir tedavinin kullanılması için, bireysel başarılar yeterli değildir. Büyük ve bilimsel olarak kontrol edilip onaylanmış çalışmalara bakmalısınız. Uzmanlar henüz otizmi engelleyecek bir yol bulamamıştır. Otizmi çocukluk aşılarına bağlayan hikayelere karşı toplumsal ilgi halen devam etmektedir. Fakat yapılmış olan birçok araştırma bu bağlantıyı kanıtlayamamıştır. Eğer çocuğunuzun aşılarını yaptırmazsanız, hem çocuğunuzu hem de diğerlerini tehlikeye atmış olursunuz, çünkü bu hastalıkların çoğu çok zarar verisi, hatta ölümcül olabilir.</p>
<p>Otizm nedir?</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/otizm-nedir/">Otizm nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi</title>
		<link>https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engelli-cocuklarda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 10:06:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİMLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ Zihinsel Engelli Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Zihinsel Engelli Çocuklarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guleryuzegitim.com/?p=2327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi  Zihinsel Engelli Çocukla karşılıklı etkileşimde önemli [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engelli-cocuklarda/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engelli-cocuklarda/">Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi</strong></h2>
<p><strong> Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi </strong> Zihinsel Engelli Çocukla karşılıklı etkileşimde önemli yer tutan öğeler şunlardır; Yardım edebilmek için ihtiyaç duyulan bilgiyi toplamak, ihtiyaçlarla ilgili duygu ve düşünceleri ortaya çıkarmak, duygu ve düşüncelerin ifade edilmesini sağlamak, çalışmayı yapılandırmak, bilgi vermek, danışmanlık yapmak, teşvik etmek ve gerekli yönlendirmeleri yapmak. Bu etkileşimi sağlamak için uzman kullanacağı iletişimde; sözel ve sözel olmayan mesajların anlamlı olmasına, mesajlarının müracaatçı tarafından anlaşılabilmesi için basit, özel ve dikkatle seçilmiş olmasına, uzmanın verdiği mesajların müracaatçı tarafından anlaşılmasına, müracaatçıyı etkileyen aile, okul, toplum gibi etmenlere özen göstermelidir <img loading="lazy" class="alignright wp-image-2330" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/uçutma-Şenliğigüleryüz-7.jpg" alt="Zihinsel Engelli Çocuklarda" width="343" height="515" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/uçutma-Şenliğigüleryüz-7.jpg 640w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/uçutma-Şenliğigüleryüz-7-200x300.jpg 200w" sizes="(max-width: 343px) 100vw, 343px" /></p>
<p>Zihinsel Engellilik zeka yaşı bölümlerine göre birbirinden ayrılmaya çalışılan bir gruptur. Bir kişinin geri olmasını yani farklı olmasını sadece zeka yaşı bölümü ile gerçekleştirmek kolay değildir. Zeka tek başına anlama ve algılamada gerilik ya da normallik ile ifade edilemeyecek çok karmaşık bir süreçtir. Zihinsel Engelli olanların aile, çevre ile ilişkileri, zeka yaş bölümleri, kendi kurdukları dünyaları, etkilendikleri olaylar, algıları, korkuları, sevinçleri birbirinden çok farklı olması nedeniyle tek bir tipte zihinsel engelden ya da engelli birey tipinden bahsetmek çok güçtür. Eğitsel amaçla çocukların eğitilebilir, öğretilebilir olduğu ayrımı çok zor olmasına karşın yapılmaktadır (Korkmaz, 2000). Zihinsel Engelli her zaman için zeka yaşının gösterdiği yaşta olmak zorunda kalan bir bireydir. Ancak büyür, anlar, bazen unutur, bazen de hiç unutmaz. hassastır, duyarlıdır, kendisine nasıl yaklaşılırsa o da öyle davranır (www.genetikbilimi.com). Zihinsel Engellinin her şeyi öğrenmesi her zaman mümkün değildir. Zihinsel Engellinin öğrenmesi gereken kendi başına yaşamını sürdürebilmesine yetecek bilgiler olmalıdır.Aslında bu durum aileden kaynaklanan bir güdüleme eksikliği ile de açıklanabilir.Zihinsel engellinin aile özelliği; geniş aile tipinde ve sosyo-ekonomik düzeyi düşük olarak görülmüştür.Bu aileler günlük yaşam mücadelesi içinde zihinsel engelli çocuklarına özen ve dikkat gösterememiş ve çocuğun gelişimi ilgisizlik nedeniyle aksamıştır</p>
<p>Zihinsel Engelli çocuğun özelliklerine baktığımızda; (a) Belleği zayıftır, kısa süreli bellekteki bilgileri uzun süreli belleğe aktarmada çeşitli güçlükleri vardır. (b) Akademik başarıları yavaştır. (c) Okula giden zihinsel engelli çocuk, normal zekaya sahip bir çocuğun bir yılda tamamladığı süreci tamamlayamaz. (d)Zihinsel engelli çocuğun dil gelişimi yavaştır ve gecikmeleri vardır. Kendini tam olarak ifade edemez. (e) Fiziksel olarak bazı devinimsel hareketler yaparlar(Korkmaz, 2000). Eğitilebilir zeka düzeyinde olanlar kendi günlük bakımlarını gerçekleştirebilirler ve bağımsız yaşama hazırlanabilirler. Ancak bu bağımsız yaşam ve çalışma hayatları mutlaka korumalı olmak durumundadır. Zihinsel Engelli olan bireylerin ihtiyaçları diğerlerinden farklı değildir. Temel yaşam ihtiyaçları, sevgi, bağlanma ve ait olma ihtiyacı, kendini gerçekleştirme ihtiyacı, sevme ve sevilme ihtiyacı, evlilik ve neslini devam ettirme ihtiyacı söz konusudur</p>
<p><strong>Zihinsel Engelli ve Oyun</strong></p>
<p>Zihinsel Engelli Çocuklarda Oyun, bir iyileştirme amaçlanarak bir materyalle yaklaşımın genel adıdır. Resim çizmek, şiir, masal okumak, boya yapmak, kumla oynamak, saklambaç, hayvan taklitleri yapmak oyun kavramının içinde yer alır. Oyunda çocuğun kendisini tam olarak ifade edebilmesi ve uzmanın hiçbir önyargı olmadan onu kabul edebilmesi gerekir. Zihinsel Engelliyi (Engellileri ve çocukları) anlamak, onun problemini aktarmasına yardımcı olmak, problemin çözümlenmesine katılmasını ve becerilerini geliştirmesini sağlamak amacıyla oyun oynamalıdır (Korkmaz, 2000). Oyunun çocuğun gelişimine etkileri şu şekilde genel olarak ele alınabilir; oyun çocuğun fiziksel gelişimini, zihinsel işlevlerini olumlu olarak etkiler. Çocuktaki bastırılmış duygusal enerjinin, ihtiyaç ve arzuların ortaya çıkmasına yol açar. Çocuk oyun ile sosyal kuralları, ahlaki standartları, uygun cinsiyet rollerini öğrenir. Çocuğun öğrenmesi oyun ile çok kolaylaştırılmış olur ve çocuğun yaratıcılığı gelişir ve artar. Oyunda aldığı roller aracılığı ile içgörü kazanır ve arzu edilen kişilik özelliklerinin gelişimi sağlanır. Çocuğun oyun oynamasını etkileyen birçok faktör olmasına karşın sosyal hizmet uzmanının çocukla iletişimde mutlaka onun düzeyine uygun çeşitli oyunları kurmasın gerekir. Çocuklar oynayarak büyürler. Zihinsel Engelli Çocuklarda Oynayarak fiziksel, sosyal, kültürel bir olgunluğa erişirler. zihinsel engellilerin yaşamında da oyun ve araçlı, doğrudan yapılandırılmış oyunların yeri önemlidir</p>
<p><a href="https://guleryuzegitim.com/"><img loading="lazy" class="alignleft wp-image-2328 size-full" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/mental-health-resized-iamge.jpg" alt="Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi " width="400" height="481" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/mental-health-resized-iamge.jpg 400w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/mental-health-resized-iamge-249x300.jpg 249w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Zihinsel Engelliler ile iletişimde kullanılacak olan oyunun türünü ve nasıl oynanacağını çocuğun durumu belirler. Engelli yakınının bulunduğu yerden başlama ilkesine uyarak oyunun planlanması gerekir. Oyunu engelli yakını değil; uzman (aile, öğretmen, sosyal hizmet uzmanı,hemşire ve diğer kişiler) başlatır. Çünkü oyunun basit, anlaşılır ve aktif olması gerekir (Darıca ve ark., 2002).</p>
<p>Zihinsel Engelliler çoğunlukla kendilerinden yaşça küçük çocukların oyunlarını oynarlar. Çünkü onların zeka yaşları, ihtiyaç ve ilgileri o yaş özelliğini göstermektedir. Sosyal hizmet uzmanının zihinsel engelli ile kuracağı iletişim ve etkileşimde çocuk psikolojisinden yararlanması önemlidir (Kayaalp,2000). Zihinsel  engelliler için oyunun önemi şu şekilde ele alınabilir;</p>
<ol>
<li>Oyun, zihinsel engelli bedensel alanının gelişimine katkıda bulunur. Engelli çocuğun bedensel yetkinlikleri artar, kemik ve kasların büyümesi sağlanır. Kasların gelişmesi bedensel gelişmeyi, bedensel gelişme ise sinir sisteminin gelişimini ve motor gelişimini etkiler. Bedensel ve zihinsel gelişmen ve kontrol birbiri ile uyumludur.</li>
<li>Zihinsel Engelli Çocuklarda Oyun ile zihinsel engelli kendi bedenini ve diğer bedenleri fark eder. zihinsel engellinin bedenine genellikle dokunma azdır. Çünkü kullandıkları ilaçlar, vücut yaraları ve düzenli kendi temizliklerini yapamadıkları için vücut kokuları vardır. zihinsel engellinin bedeni fazla kilo ya da belirli kaslarını çalıştırmadıkları için bazı farklılıklara sahiptir. bedeni ile yaptıkları uyuşmaz.Yetişkin bir zihinsel engelli üç yaşında gibi davranabilir. Bu nedenle dışarıdaki kişi dokunmaya çekinir. Ayrıca bedene dokunma zihinsel engellinin aynı şekilde cevap vereceği için engelli tarafından istismara uğrama ya da engellinin geçmişte yaşadığı bir istismar davranışını anımsayarak farklı tepki göstermesi durumuna yol açabilir. Aslında zihinsel engelli hem kendisine dokunulmasını hem de başkalarına dokunmak ister. Ancak başkalarına dokunduğunda cezalandırılır. Zihinsel Engelliler ile az fiziksel temas kurulduğu için kendi davranışlarını da ayarlayamaz. Aynı şekilde kendisine yönelik istismar davranışlarını da her zaman ayırt edemez.</li>
<li>Zihinsel Engelli Çocuklarda Zihinsel Engellinin kendi bedenini benimsemesi giysileri ile yakından ilgilidir. Öz bakım becerileri gelişmediği için giysilerini temiz tutamaz ve aileler sıklıkla temizliklerini yapmadan bekletirler. Aynı zamanda zihinsel engelli çocukların yeni giysi ve beden yaşlarına uygun giysilerin önemi fark etmeyeceğini düşünen aileler onlara küçük, daralmış, eski giysileri giydirirler. Aslında zihinsel engelli zeka yaşının müsait olduğu şekilde yeniyi, güzeli ve kendisine yakışan giysiyi bilir ve böyle giyindiğinde mutlu olur. Diğer kişilerin kendisine yaklaşmadığının da farkındadır.</li>
<li>Zihinsel Engelliler kendi bedenlerini tanıyamadıklarından bu konuda duyarlılık için oyun gereklidir. Kendi bedenlerini merak ettikleri kronolojik yaşları ise oldukça ilerlemiştir. Bu durumda kendi bedenini keşfetmeye çalışan “büyümüş bir bedendeki küçük çocuk” ailesi ve çevresi tarafından cezalandırılır. Aslında o anda kendi bedenini keşfeden 3-4 yaş çocuğudur. Ancak aile ve çevre onun gelişiminden haberdar olmadığı için ceza verme davranışına yönelirler. Zihinsel engelliler ile çalışırken onların kendi bedenlerini tanımalarına fırsat verilmesi gerekir.</li>
<li>Zihinsel Engelliler çevrelerinden çok kendileri ile alışveriş içinde olduklarından çevreleri ile işbirliği ve alışverişlerini geliştirecekleri oyunları oynamaları ve paylaşmaları onların yeni kuralları öğrenmelerine yol açacaktır. Böylece daha sosyal davranabileceklerdir.</li>
<li>Zihinsel Engellilerin güven duygularının gelişmesi önemlidir. Bu güven duygusu hem kendilerine hem de çevreye yönelik olarak geliştirilmek zorundadır. Bunun için de zihinsel engellinin yapabileceğinden fazlası istenmeden onların kendilerini gerçekleştirebileceklerini görmelerini sağlayacak oyunlar düzenlenmelidir.</li>
<li>Oyun oynayan zihinsel engelli empati geliştirme fırsatı bulur. Çünkü oyunu tek başına oynamaz ve üstlendiği rol ile ilgili olarak annesi, babası, arkadaşı ve diğerleri ile ilgili olarak onları anlamaya yönelir. Bu davranışını tam bilinçli bir şekilde anlamasa bile yeni davranış kalıbı öğrenmiştir ve onu uygulamaya başlar.</li>
<li>Zihinsel Engelli Çocuklarda Oyun ile zihinsel engellilerin davranışsal yetkinlikleri ve bilişsel becerileri artar. Oyun ve oyunda kullanılan malzemeler engellinin yaşamına bir yenilik getirir. Bu yenilikler beden hareketlerine, bilişsel becerilerine mutlaka yansıyacaktır. bir kedi gibi davranmakla ilgili oyunda kediyi tanır ve kedinin davranışları ile kendi davranışlarının farklı olduğunu görür. Kedinin çıkardığı sesi, dört ayak üzerinde yürümesini bilişsel olarak öğrenmiştir. Oyun ve iletişim, sosyal hizmet uzmanı ve zihinsel engelli arasındaki iletişim ve zihinsel engellinin psiko-sosyal ve fiziksel gelişimi için çok önemli rol oynamaktadır</li>
</ol>
<p>Kısacası; uzman, zihinsel engelli çocuk ile iletişim kurarken onun “kısıtlılıkları” ve “anormal” yapısını çalışmanın temeline almamalıdır. Medikal bakış açısının dışında sosyal model ve daha sonra geliştirilen yaklaşımların uygulamalarda kullanılması zihinsel engelli çocukların sorunlarının çözümlenmesinde daha gerçekçi çözümler üretilmesine yol açacaktır (Kayaalp, 2000). Zihinsel Engelliler ile yapılan çalışmalarda kullanılacak olan iletişimin çoğunlukla oyun aracılığı ile olmasına dikkat edilmelidir. Uzmanlar, oyun ile iletişim konusunda kendilerini daha yetkinleştirecek çabalar içinde bulunmalıdır. Zihinsel Engellilerin ailelerinin engelli ile iletişimleri konusunda oyunu kullanmaları yönünde eğitilmeleri gereklidir. Bu konuda hizmet uzmanlar tarafından ailelere danışmanlık hizmeti verilmelidir. Çünkü aileler çocukları ile oyun oynamayı her zaman gerçekleştiremezler (Korkmaz, 2000). Zihinsel Engelli ile iletişimde önemli bir grup da engelli ile ilgili diğer meslek elemanlarıdır. Zihinsel Engelli ile çalışma bir takım çalışmasını gerektirir. Zihinsel Engellinin yeni sosyal davranışlar öğrenmesi, kendisini geliştirmesine fırsatlar tanınması, ailelerin engelli nedeniyle karşılaştıkları sorunlarının çözümlenmesi, toplumun engelliye yönelik tutumlarının değişmesi ve onu kabul etmeleri şeklinde çok genel bir şekilde ele almak mümkündür (</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engelli-cocuklarda/">Zihinsel Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları</title>
		<link>https://www.guleryuzegitim.com/cocuklarda-fizyoterapi-uygulamalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2017 09:53:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİMLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığda fizik tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://guleryuzegitim.com/?p=2322</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları Normal çocukta motor-duyusal-bilişsel bütünlük gelişimin en önemli parçalarıdır. Çocuklarda herhangi bir nedenle bu bütünlüğün [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.guleryuzegitim.com/cocuklarda-fizyoterapi-uygulamalari/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/cocuklarda-fizyoterapi-uygulamalari/">Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları</h2>
<p>Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları Normal çocukta motor-duyusal-bilişsel bütünlük gelişimin en önemli parçalarıdır. Çocuklarda herhangi bir nedenle bu bütünlüğün gelişememesi yada bozulması değişik seviyelerde özürlülük durumunun ortaya çıkmasına neden olmakta ve aile ve çocuğu olumsuz yönde etkilenmektedir.<a href="https://guleryuzegitim.com"><img loading="lazy" class="alignnone wp-image-2323 size-full" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Çocuklarda-Fizyoterapi-Uygulamaları.jpg" alt="Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları" width="767" height="348" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Çocuklarda-Fizyoterapi-Uygulamaları.jpg 767w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Çocuklarda-Fizyoterapi-Uygulamaları-300x136.jpg 300w" sizes="(max-width: 767px) 100vw, 767px" /></a><br />
Çocukluk döneminde nörolojik, genetik ve metabolik hastalıklar motor-duyusal ve bilişsel yönden gelişim bozukluklarına neden olmaktadır. Normal çocuğun gelişmesinde motor-duyu ve bilişsel gelişim doğum öncesi dönemden başlayarak devam eden dinamik bir süreçtir.</p>
<p>Motor gelişim için nörolojik ve kas-iskelet sistemi bütünlüğü içinde refleks gelişim, düzgün postür, yeterli kol-bacak ve gövde hareketleri, uygun kas tonusu, duyu gelişimi ve bilişsel seviye gerekli olmaktadır. Motor gelişimin zamanında eksiksiz tamamlanması çocuğun fonksiyonel bağımsızlığı, sosyal ve emosyonel gelişimi için gereklidir.</p>
<p>Hareket yeteneği motor gelişimin en önemli unsurudur. Hareket ve postür eklemleri kontrol eden kas gruplarının dengeli kasılması ve gevşemesi ile gerçekleşmektedir. Motor fonksiyonlar istemli ve istemsiz olarak ayrılmaya çalışılsa da birçok motor davranış bu ikisinin birleşiminden oluşur.</p>
<p>Özellikle serebral paralizili çocuklarda atetoz, istemli hareket sırasında ortaya çıkabildiği gibi bazen istemsiz olarak da görülebilen, yavaş, tekrarlayıcı, distal ekstremitelerde kıvrılan hareketler halinde, yüz özellikle ağız çevresi ve boyuna yayılan hem agonist hem de antogonist kasların çalışmasıyla karakterize hareketler olarak ortaya çıkmaktadır. Atetoid çocuklarda kas stonusu değişimleri oluşmaktadır. Atetoid çocuklarda boyun ve ağza yayılan asimetrik ve aşırı hareketler dikkat çekicidir. Yaş ilerledikçe konuşmaya veya hareket yapmaya çalıştığı zaman heyecanla birlikte atetoz artar, dinlenme sırasında ise azalır. Korea, ani, düzensiz, sıçrayıcı hareketler halinde görülür ve baş, boyun ve kol ve bacaklarda oluşur. Distonik çocukların hareketleri ise yavaş, ritmik tonus değişkenliği ile seyreder ve daha çok boyun, gövde, kol ve bacakları etkiler.</p>
<p>Ataksik çocuklarda ise duyu ve dengenin veya her ikisinin bozulması sonucu koordinasyon bozuklukları görülür. Pozisyon hissindeki bozukluk nedeniyle en belirli semptom denge kaybıdır. Geç yürüme, yürüme yüzeyini genişleterek yürüme ve hipotoni ile karakterizedir. İstemsiz hareketlere sahip çocuklarda mental, işitme-konuşma ve görme problemleri yanı sıra oral-motor disfonksiyon, diş problemleri, solunum problemleri, üriner disfonksiyon tedavi süreci içinde ele alınmalıdır. İstemsiz hareketlerin tedavisinde tıbbi yaklaşımların yanı sıra rehabilitasyon uygulamaları da yer almaktadır. Oldukça zor bir süreç olan disknetik çocukların rehabilitasyonunda hedef iyi belirlenirse çocuğun fonksiyonel kapasitesi, ailesi ve kendisinin yaşam kalitesini artırmak mümkün olmaktadır.</p>
<p>Yeni doğan döneminden itibaren başlatılması gereken rehabilitasyon mevcut yetenekleri geliştirme ve maksimum bağımsızlık kazandırma prensibine dayanır. İstemsiz hareketlerin rehabilitasyonu kapsamında fizyoterapi uygulamaları, iş-uğraşı tedavisi, ortez ve yardımcı araç-gereç uygulamaları, işitme-konuşma terapisi, oral- motor rehabilitasyon, özel eğitim, aile ve çocuk için psiko-sosyal destek, spor aktiviteleri ve rekreasyonel aktiviteler, mesleki rehabilitasyon yaklaşımlarını içerir. Fizyoterapi uygulamaları; çocuğun değerlendirilmesi, uygun fizyoterapi yöntemlerinin belirlenmesi, fizyoterapi yaklaşımlarının uygulanması, medikal ve cerrahi uygulamaların desteklenmesi, ev programı, ailenin eğitimi ve düzenli takibi içerir.</p>
<p>Fizyoterapi yöntemlerinin genel amacı kas tonunun düzenlenmesi, normal eklem hareketlerinin sağlanması, deformitelerin önlenmesi, düzeltme ve denge reaksiyonlarının geliştirilmesi, motor aktivitenin düzenlenmesi, duyu-algı bozukluklarının tedavisi, anlaşılabilir konuşmanın öğretilmesi ve alt ve üst ekstremitelerin fonksiyonel kullanımının sağlanması olarak özetlenebilir.</p>
<p>Uygun fizyoterapi yöntemlerine karar verirken klinik tip, hastalığın şiddeti, kronolojik yaş, fizyoterapiye başlama yaşı, birlikte görülen bilişsel problemler, işitme bozuklukları, görme problemleri, duyu-algı problemleri, genel sağlık durumu ve ailenin sosyo-kültürel ve ekonomik durumu göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>Fizyoterapi uygulamaları öncesi çocuğun ayrıntılı değerlendirilmesi önemlidir. Değerlendirme sonucunda elde edilen bilgiler kapsamında yanıtlanması gereken esas soru çocuğun yaşantısında neyin önemli olduğudur. Kazandırılması gereken oturma, emekleme, yürüme gibi motor gelişim basamaklarının geliştirilmesi, kas tonusu regulasyonu, denge ve koordinasyondan eğitiminden ibaret değildir. Esas sorun bu kazandırdıklarını günlük yaşamda kullanıp kullanamayacağı ve çocuğa mutluluk ve verim kazandıran faktörlerin neler olduğunun iyi saptanması gerekliliğidir. Çocuğun duyguları ve temel bakım veren ailenin yapısı göz önünde bulundurularak uygulamalar şekillendirilmelidir. Fizyoterapi yaklaşımları çocuğu bir bütün olarak görebilirse başarıya ulaşabilir.</p>
<p>Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları Fizyoterapide başarılı olmanın bir diğer faktörü de normal çocuğun motor, kognitif, sosyal, duyusal gelişimini bilerek, uygulanan egzersiz, pozsiyonlama, aile eğitimi, yardımcı-araç ve gereçlerin kullanılmasının çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarına göre yapılmasıdır. Fizyoterapi uygulamalarında kazandırılan fonksiyonel hareketlerin amaca yönelik ve günlük yaşam aktivitelerine uyumlandırılabilir olması gerekir. Bu nedenle diskinetik çocuklarda klasik “egzersiz uygulama” prensibi altında ektsremite hareketleri, dönme, sürünme, emekleme gibi hiyerarjik motor gelişim düzeninde yaptırılan motor gelişim egzersizleri çocuğu pasifleştirmekte ve hatta zorlayıcı hareketler istemsiz hareketleri artırmaktadır.</p>
<p>Oysa ki günümüzde çocuk fizyoterapistleri nörogelişimsel tedavi yaklaşımı içinde motor gelişim basamakları veya ekstremite hareketleri izlemeksizin, çocuğun kronolojik yaş, kognitif, duyusal, sosyal, emosyonel yapısına uygun fizyoterapi programı fonksiyonel hareketler, pozisyonlama, özel tutuş teknikleri ve oyun aktivitelerini içermektedir. Çocuğun kişisel gelişimi de ön planda tutularak fonksiyonlarını artırıcı egzersiz, aktivite yada pozisyonlamalar her çocuğa özel verilmektedir.</p>
<p>Fizyoterapi uygulamaları sırasında tekrar sağlanmalı, çocuğun yapılan aktiviteleri fonksiyonellik içinde öğrenmesi ve çocuğun yaptığı hareketleri sevmesi sağlanmalıdır. Bu çocuklarda bir buklete basılmış egzersiz yaklaşımlarının uygulanması doğru değildir. Basılı materyal aileleri değişik konularda teorik aydınlatmak için kullanılabilir.</p>
<p>Fizyoterapinin erken başlanması var olan yeteneklerin geliştirilmesi, sekonder oluşacak komplikasyonların en aza indirilmesine olanak verebileceği gibi aynı zamanda çocuğun ve ailenin hastalığa erken adaptasyonunu sağlayabilir.</p>
<p>Doğumdan sonraki ilk 18 ayda beynin öğrenme yeteneği fazladır. Bu yeteneklerden yararlanarak fonksiyonelliğini kaybetmiş bölgeler yerine, ilgili diğer sahaları aktive etmek mümkün olabilir.</p>
<p>Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları Çocuğun okul ve ev yaşantısındaki ihtiyaçları da göz önünde bulundurulmalıdır. Transfer için kullanılacak ekipman, evde ve okulda oturma fonksiyonunu sağlayacak oturma düzenekleri, uygun ayakkabı, mobilizasyonunu sağlayacak ortez yaklaşımları da rehabilitasyon ekibi tarafından ele alınması gereken önemli konulardır. Hareketleri niye yaptığımız aileye anlatılmalı, pozisyonlamalar ve el tutuş yöntemleri aileye öğretilmeli, ailenin de aceleci davranmaması ve çocuğa hareketler sırasında zaman tanıması öğretilmelidir. Ailenin çocuğu pasifleştirmemesi son derece önemlidir ve ailelerin hareketleri günlük yaşamda fonksiyonel aktiviteler içerisinde uygulayarak çocuğa deneyim kazandırabilmeleri öğretilmelidir. Çocuğun motor hareketleri geri olsa bile zekâsının geri olmayacağı hatırlatılmalıdır.</p>
<p>Gerçekçi hedefler, önceliklerin belirlenmesi, ailenin bilgilendirilmesi ve aktif fizyoterapi programına katılmalarının sağlanması fizyoterapinin başarısını artıracaktır.</p>
<p>Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/cocuklarda-fizyoterapi-uygulamalari/">Çocuklarda Fizyoterapi Uygulamaları</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zihinsel Engellilik Nedir?</title>
		<link>https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engellilik-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[piro]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 11:48:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİMLERİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığda zihinsel engellilik tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Zihinsel Engellilik Nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://guleryuzegitim.com/?p=2266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zihinsel Engellilik Nedir? Zihinsel Engellilik Nedir? Zeka; doğuştan var olan ve hayat boyunca deneyimlerle gelişen problem çözme gücüdür. Bu güçle insan [&#8230;] <a class="more-link" href="https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engellilik-nedir/">Devamini oku</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engellilik-nedir/">Zihinsel Engellilik Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Zihinsel Engellilik Nedir?</strong></h2>
<p><strong>Zihinsel Engellilik Nedir? </strong>Zeka; doğuştan var olan ve hayat boyunca deneyimlerle gelişen problem çözme gücüdür. Bu güçle insan kendisini ve çevresini anlar, olayları muhakeme eder, sonuçlar çıkarır ve uyumla hayatını devam ettirir. Zihinsel Engellilik; doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişimsel dönemde ortaya çıkan, uyumlu davranışlarda görülen yetersizliğe ilaveten dikkat, algılama, bellek ve muhakeme gibi genel zeka fonksiyonları açısından normalin altında olma durumudur. Zihinsel engelli bireyler kişisel bakım, çevreye uyum, dil, iletişim ve duyusal motor becerilerinde yaşıtlarına göre geç ve yavaş gelişirler.<img loading="lazy" class="alignnone wp-image-2318 size-full" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Zihinsel-Engellilik-Nedir.jpg" alt="Zihinsel Engellilik Nedir?" width="805" height="503" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Zihinsel-Engellilik-Nedir.jpg 805w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Zihinsel-Engellilik-Nedir-300x187.jpg 300w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Zihinsel-Engellilik-Nedir-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 805px) 100vw, 805px" /></p>
<p>DSM-IV (American Psychatric Association)’e göre zeka geriliği (mental retardasyon) tanısının konulabilmesi için şu üç temel özelliğin olması gerekir:</p>
<ul>
<li>Genel zeka işlevinin belirgin derecede ortalamanın altında olması.</li>
<li>Yaşadığı toplumdaki kendi yaş grubu ile kıyaslandığında toplumsal beceriler, sorumluluk, iletişim kurma, günlük beceriler ve kendi kendine yeterlilik gibi alanlarda geriliğin olması.</li>
<li>18 yaşından önce başlaması.</li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong>Zihinsel Engelliğin Sebepleri Nelerdir?</strong><br />
Hafif derecede zihinsel engelli bireylerin pek çoğunda (tüm zihinsel engellilerin yaklaşık %90’ını oluşturur), belirgin bir biyolojik nedene rastlanmadığı için, nedenlerinin belirlenmesi çoğu zaman güç olmaktadır. Ancak orta ve ağır derecede zihinsel engelliliğe genellikle biyolojik etkenlerin neden olduğu saptanmıştır. Genel olarak bilinen nedenler üç ana başlık altında toplanabilir:<a href="https://guleryuzegitim.com"><img loading="lazy" class="alignright wp-image-2320 size-full" src="https://guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Positive-Thinking.jpg" alt="Zihinsel Engellilik Nedir?" width="175" height="175" srcset="https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Positive-Thinking.jpg 175w, https://www.guleryuzegitim.com/wp-content/uploads/2017/04/Positive-Thinking-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 175px) 100vw, 175px" /></a></p>
<p><strong>Doğum Öncesi Oluşan Nedenler:</strong></p>
<ul>
<li>Annenin yaşı</li>
<li>Annenin beslenmesi (yeterince iyot alamamak ya da yetersiz beslenme)</li>
<li>Hamilelik döneminde kullanılan ilaçlar</li>
<li>Radyasyona maruz kalma</li>
<li>İçki, sigara, uyuşturucu gibi alışkanlıklar</li>
<li>Psikolojik sorunlar</li>
<li>Akraba evliliği</li>
<li>Annenin hamilelik döneminde geçirdiği hastalıklar (Rubella-kızamıkçık,   frengi, toksoplazma gibi)</li>
<li>Zehirlenmeler, Kazalar, travmalar</li>
<li>Anne-çocuk arasındaki kan uyuşmazlığı</li>
<li>Kalıtsal kökenli metabolizma bozuklukları olan galaktoz, fenilketonori ve bazı beyin hastalıkları, kromozom yapısındaki bozukluklar.</li>
</ul>
<p><strong>Doğum Sırası Oluşan Nedenler: </strong></p>
<ul>
<li>Erken veya geç doğum</li>
<li>Kordon dolanması</li>
<li>Güç ve riskli doğum</li>
<li>Vakum-forseps gibi aletlerin özellikle uzman olmayan kişilerce kullanılması</li>
<li>Doğumun hijyenik olmayan ortamlarda yapılması</li>
</ul>
<p><strong>Doğum Sonrasında Oluşan Nedenler:</strong></p>
<ul>
<li>Çocuğun geçirdiği hastalıklar (menenjit, beyin iltihabı),</li>
<li>Zehirlenmeler</li>
<li>Hastalıklarda yanlış ve geç müdahale</li>
<li>Beslenme bozuklukları (yetersiz ve dengesiz beslenme)</li>
<li>Kazalar, travmalar ve yetersiz çevre koşulları v.s.</li>
</ul>
<p><strong>Zihinsel Engellilik Nasıl Sınıflandırılır?</strong></p>
<p>Zihinsel engellilik zeka yaşı bölümlerine göre birbirinden ayrılmaya çalışan bir gruptur. Bir kişinin geri olmasını yani farklı olmasını sadece zeka yaşı bölümü ile açıklamak kolay değildir. Zihinsel engelli bireylerin aile, çevre ile olan ilişkileri, zeka yaşı bölümleri, kendi kurdukları dünyaları, etkilendikleri olaylar, algıları, korkuları, sevinçleri birbirinden farklı olması nedeniyle tek bir tipte zihinsel engelden ya da engelli birey tipinden bahsetmek çok güçtür. Ancak zihinsel engelli bireylerin gereksinimlerini belirleyebilmek amacıyla, zihinsel engelli bireyler ağırlık derecelerine göre genellikle iki farklı yaklaşımla sınıflandırılmaktadırlar. Bunlardan biri psikolojik tanılama yaklaşımı, diğeri de eğitsel tanılama yaklaşımıdır.</p>
<table width="480">
<tbody>
<tr>
<td width="160"><strong>IQ</strong></td>
<td width="160"><strong>Psikolojik Tanı</strong></td>
<td width="160"><strong>Eğitsel Tanı</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table width="480">
<tbody>
<tr>
<td width="160">70-55</td>
<td width="160">Hafif</td>
<td width="160">Eğitilebilir</td>
</tr>
<tr>
<td>55-35</td>
<td>Orta</td>
<td>Öğretilebilir</td>
</tr>
<tr>
<td>35-25</td>
<td>Ağır</td>
<td>Bağımlı</td>
</tr>
<tr>
<td>25-Altı</td>
<td>Çok Ağır</td>
<td>Tam Bağımlı</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>AAMR (American Association on Mental Retardation) tarafından zihinsel engelli gruplarının, yetişkinlik çağında (15 yaş ve yukarısı) ulaşabilecekleri en üst beceri düzeyleri belirlenmiştir. Ancak zihinsel engellilerin bu davranış düzeylerine ulaşabilmeleri doğuştan getirdikleri kalıtsal özelliklere, en önemli bir faktör olarak da sağlanan eğitim ve çevre olanaklarına bağlı olmaktadır. Bu sebeplere bağlı olarak da zihinsel engelliler kendi içlerinde oldukça önemli bireysel farklılıklar gösterirler.</p>
<p>Zihinsel Engellilik Nedir?</p>
<p><strong>Ağır Derecede (Bağımlı) Zihinsel Engelliler </strong><br />
Sürekli gözetim ve bakıma ihtiyaçları vardır. Özel eğitim olanaklarından yararlanarak:</p>
<ul>
<li>Kaşık ve çatal kullanarak yemek yiyebilirler, giysilerini giyebilirler. Tuvaletlerini kendi başlarına yapabilirler.</li>
<li>Sosyal ilişkiye girerek arkadaşlıklar kurabilirler.</li>
<li>Konuşması anlaşılır, işaretleri ve sözcükleri tanıyabilirler.</li>
</ul>
<p><strong>Çok Ağır Derecede (Tam Bağımlı) Zihinsel Engelliler</strong><strong><em> </em></strong></p>
<p>Yaşamları boyunca özel bakıma ihtiyaç duyarlar. İkinci bir özre sahip olma olasılıkları diğer gruplara göre daha yüksektir.</p>
<ul>
<li>Dökerek de olsa çatal kaşık kullanabilirler, basit giysileri giyebilirler.</li>
<li>Tuvaletlerini yapmayı kısmen öğrenebilirler ancak tuvalet eğitimini yaşıtlarından geç kazanırlar. Temizlik alışkanlıkları denetim ve gözetim gerektirir.</li>
<li>Karmaşık yönergeleri takip edemezler. Sınırlı sayıda sözcük kullanabilirler, basit dilbilgisi kurallarını öğrenebilirler.</li>
</ul>
<p><strong>Hafif Derecede (Eğitilebilir) Zihinsel Engelliler</strong><br />
Bu gruba giren zihinsel engellilerin normal çocuklardan görünürde hiçbir farkı yoktur. Bu nedenle okula başlamadan önce anne,baba veya çevre tarafından fark edilmeyebilirler.</p>
<ul>
<li>Hafif derecede zihinsel engelliler özbakım becerilerini öğrenebilir, kendi bakımlarını yapabilirler ancak zaman zaman bazı sağlık kurallarının hatırlatılmasına gereksinim duyabilirler.</li>
<li>Yaşadıkları kentte kolaylıkla bir yerden diğer bir yere gidebilirler.</li>
<li>Bisiklet, paten gibi eşgüdüm içeren araçları kullanabilirler.</li>
<li>Temel gramer kurallarına uygun konuşabilirler, birleşik sözel kavramlarla iletişimde bulunabilirler, günlük konuşmaların üstesinden gelebilirler ancak soyut ve felsefi kavramları tartışamazlar.</li>
<li>Okuma-yazma, matematik gibi becerileri öğrenebilirler.</li>
<li>Telefonu ve yazılı iletişim araçlarını kullanabilirler ancak anlatımları basittir, soyut ya da önemli günlük olayları yazamazlar.</li>
<li>Başkalarıyla yarışma ve işbirliği ilişkilerinde bulunurlar, sosyal ve yaratıcı etkinliklere sınırlı da olsa katılırlar. Ancak karmaşık planlama, dikkat ve düzenleme gerektiren etkinlikleri sürdüremezler.</li>
<li>İçinde bulunduğu etkinliği başlatabilir, en az 15-20 dakika dikkatini sürdürebilir.</li>
<li>Kendi hayatlarını kazanabilecek karmaşık beceri gerektirmeyen işlerde çalışabilirler, yetişkinlikte kısmen ya da tamamiyle yaşamlarını sürdürebilecek iş becerisi edinebilirler.</li>
<li>Kendi başlarına alışveriş yapabilirler, para değişimini doğru olarak yapabilirler ancak parayı ekonomik olarak kullanmada yardıma gereksinim duyarlar.</li>
<li>Basit yemekleri ve günlük ev işlerini yapabilirler (temizlik, toz alma, çamaşır ve bulaşık yıkama vs.).</li>
</ul>
<p><strong>Orta Derecede (Öğretilebilir) Zihinsel Engelliler</strong></p>
<p>Çok yaygın ve ağır derecede olmamakla birlikte sıklıkla bedensel özür de gösterirler. <strong>Özel eğitim olanaklarından yararlanarak:</strong></p>
<ul>
<li>Yardımsız yemek yiyebilirler, banyo yapabilirler ve giyinebilirler; uygun giysi seçebilirler. Çamaşırlarını yıkayabilirler, ütüleyebilirler ve koruyabilirler.</li>
<li>Kendisi ve başkaları için kolay yiyecekler hazırlayabilirler.</li>
<li>Vücudunu yeterince kontrol edebilirler; kaba ve ince kas eşgüdümü iyidir.</li>
<li>Basit düzeyde söyleşide bulunabilirler, birleşik cümle kurabilirler. Sözcükleri tanıyıp cümleleri, reklam spotlarını, işaretleri ve anlamlı basit metinleri okuyabilirler. Ancak yazılı iletişimi başaramazlar, uzun ve karmaşık sözel iletişimi sürdüremezler.</li>
<li>Paranın değerinin farkına varabilirler ancak paranın nasıl kullanılacağı konusunda yardıma ihtiyaçları vardır.</li>
<li>Yazılı notla alışverişe gidebilirler ancak bağımsız alışveriş yapamazlar. Tek başlarına bir yerden bir yere gidemezler.</li>
<li>Zihinsel Engellilik Nedir?</li>
</ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com/zihinsel-engellilik-nedir/">Zihinsel Engellilik Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.guleryuzegitim.com">Güler yüz | Elazığ Özel Eğitim merkezi | Rehabilitasyon</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
